Çocuğumuza Bağlılık mı, Bağımlılık mı?

0
65
views

Yapılan araştırmalar sonucunda, her 100 annenin 10’unun çocuğuna ‘bağımlı’ olarak yaşamlarına devam ettiği görülüyor. Bu bağımlılık çocuk gelişimde olumsuz olarak görülürken, anneler içinde olumsuz yönleri bulunmaktadır. Her birey farklı yaşamsal algılara sahip olarak farklı psikolojilerde yaşamlarını sürdürürken, davranış ve tepkileri de geçmişten gelen ve şimdiki zamanın olaylarına göre gelişir. Ancak anneler olarak tepkilerimizi ortaya koyarkan daha dikkatli ve özverili davranmak çocuğumuzun ruhsal gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Yeteri Düzeyde Kaygı

Annelerin çocukları üzerindeki kaygıları olumlu olarak görülse de aşırı düzeydeki kaygı ve az kaygılı olma durumu çocuğu olumsuz yaşantılara itmektedir. Yüksek düzeydeki kaygı ile aşırı korumacı bir anne-çocuk ilişkisinde, çocuk yetişkin bir birey olduğunda karşı cinsle sağlıksız ilişki kurar, sorumluluk duygusu eksik gelişebilir ve yaşamı içerisindeki stresli durumlarla başa çıkma düzeyi gerileyebilir. Anneler olarak yavrularımızın sağlıksız birer birey olmasından yana gönlümüz razı olmayacağı için, zaten yeterince zor olan annelikte daha da dikkatli olarak ruhsal donanımı tam olarak yetişen sağlıklı nesiller oluşturabiliriz.

Bağımlı annelerin tüm dikkati çocukları üzerinde olur. Eşlerine ve işlerine belli alanlar ayırsalarda kendilerini yok sayarak tamamen çocuklarına odaklanmayı tercih ederler. Ev hanımları tüm dikkatini çocuğuna vererek çocuğunu daimi göz hapsinde tutarken, çalışan hanımlarda işlerinden soğuyarak akıllarının kaldığı çocuklarına bağımlılıklarını sürdürürler. Bu noktada dikkat çekmek istediğimiz nokta, her annenin çocuğu için fedakarlık yapacağı ancak fedakarlık yaparken annenin kendini yok saymaması gerektiğidir.

Çocuğu olmadan önce çeşitli faaliyetler içerisinde olan anneler çocuktan sonra hobilerinden vazgeçerek farklı nedenlerle içine ve evine kapanmaktadırlar. Oysa gelişim açısından uzmanların beklediği aktif yaşantı içerisine yeni yetişen çocuğunda katılarak yaşamla direk temasa geçmesidir. Nitekim kendini tüm alanlardan çeken anne, zaman içerisinde depresyona girebilir ve bu durum sonuçta çocuğunu suçlamaya kadar gider. Veyahut kendini yok sayarak aşırı verici davrandığı yavrusundan beklentilerini yüksek düzeyde tuttuğu için, çocuğu tarafından devamlı olarak hayal kırıklığı yaşayarak yine onu suçlamaya devam eder.

Bağımlılıktan, Bireyselleşmeye

Bağımlı annelerin çocuklarının %54’ü bireyselleşmeden bağımlı şekilde yaşamlarını sürdürmektedir. Kendi karar ve sorumluluklarını alamayan bu bağımlı yetişkinlere olan şikayetler ise ‘sorumluluk almadıkları’ yönündedir. Oysa annenin bağımlı tavırları altında gelişemeyen çocuğun sorumluluk bilinci de yerleşmemiştir. Bu nedenle uzmanlarında söylediği gibi ‘Sorumluluk alınmaz, verilir.’ İşin büyüğü ebeveynlere düştüğü için daha yapıcı tutumlar oluşturulmalıdır.

Ebeveynlerin beklentilerinin zaman içerisinde de çığ gibi büyüdüğünü düşünürsek, ilk adımı annelerin atması gerektiğini belirtiyor gelişim uzmanları. Çünkü ebeveyn ne ise çocukta, odur. Bu durumda çocuğu ile devamlı iletişimde olan anne önce kendi değişmelidir. Kendine zaman ayıran anne daha sağlıklı bir bakış açısına sahip olarak, beklenti ve kaygı düzeyini olması gerektiği seviyede tutarak hem kendi için verimli bir yaşam hem de çocuğu için sağlıklı bir anne olacaktır.

Çocuğunun yanından ayrılmasını kabullenemeyen, okumaya gittiğinde büyük bir boşluğa düşen anneler, çocukları evlendiğinde yapayanlız ve amaçsız kaldığını düşünen bağımlı anneler çokca örneklendirilebilir. Psikolojik olarak oldukça sağlıksız bağlanma türleri olan bu örneklerden uzak durmaya çalışarak anneler olarakta çeşitli aktivite ve hobilere yönelerek, geliştirici alanlar oluşturulabilir, farklı sosyal alanlara dahil olunabilir. Annesinin aktif ve neşeli yaşamı içerisinde çocukta kendine yer edinerek sağlıklı iletişimlere geçebilir, kendisini ifade etme alanları bulacağından yaşamın içerisindeki yerini daha sağlıklı biçimde alabilir.

Neticede iyi niyetle olan koruma içgüdüsü çocuklarda psikolojik yıpranmalara kadar devam eder ve yaşam içerisinde pasif bir duruma düşürebilir. Çok değer verdiğimiz yavrularımızı sağlıkla büyütmek dileği ile…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here